Peygamberin sıkıntılarına merhem olan olay, İsra ve Miraç

Peygamberin sıkıntılarına merhem olan olay, İsra ve Miraç

Hz. Peygamber’in yaşadığı büyük üzüntüler, İsra ve Miraç hadisesinin vuku bulmasına sebep olmuştur. Bu kutsal olay, hem dini mesajlar vermek hem de Peygamber’in gönlünü rahatlatmak amacıyla gerçekleşmiştir.

Hz. Peygamber, Taif’e yaptığı ziyaret sonrası hem amcasını hem de eşini kaybetmiş ve büyük bir sıkıntıya düşmüştü. Ayrıca Mekke’de karşılaştığı yoğun sosyal ve ekonomik boykot da onun ruh halini etkilemişti. Bu zor zamanlarında, Allah’ın takdiriyle İsra ve Miraç hadisesi gerçekleşti. Bu olay, sadece Peygamber’in sıkıntısını hafifletmek amacıyla değil, aynı zamanda İslamiyet’in mesajlarını daha geniş bir kitleye ulaştırmak için de önemli bir dönüm noktası olmuştur. İsra ve Miraç, Hz. Peygamber’in göğe yükselmesi ve Allah ile özel bir buluşma yaşaması olarak kabul edilen mübarek bir olaydır.

Mİ’RAC DA KILINAN HÜKÜMLER

Üç yı süren sosyal ve ekonomik boykotun ardından amcasını ve hanımını kaybetmesi, daha sonrada Taif ‘den eli boş dönmesi Hz Peygamber’i son derece üzmüştü. Bazı dini talimatları bildirme yanında, onun üzüntüsünü sıkıntısını hafifletmek maksadıyla İsra ve Miraç hadisesi vuku bulmuştur. Kura’nı Kerimde İsra suresi 1. Ayetinde isra’dan bahsedilmekte ve şöyle buyurulur, Bir gece kendisinden ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed)kulunu Mescidi Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid’di Aksaya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. Mi’rac’daki ahkâm pek yücedir. O makamdaki ilahi tebligat İslam Dininin temelini teşkil eder. İsra suresindeki o ayetlerin meali şöyledir: Rabbin ferman buyurdu ki, O’dan başkasına asla tapmayın, ona ve babanıza iyilik edin. Onlardan biri, yahut her ikisi kocayarak ihtiyarlık çağlarında senin eline baktıkları sırada, sakın onlara; öf bıktım, usandım; deme, onları azarlama, onlara tatlı söz söyle.

BİRİNCİ AKABE BİATLARI

Hz Peygamber, Mekke’de 13 sene Arapları İslam’a davet etti. Fakat müşriklerin küfür ve inatları İslamiyet’i kabul etmelerine mani oluyordu. Hz Peygamberin Hak dini yayması için Cenabı Hak yeni bir muhit hazırladı. O’da Medine dir. Hz Peygamber Medine’yi tanıyordu. Babasının mezarı orada idi. Dedesi Abdülmuttalib’in dayıları olan Neccar oğulları akrabası demekti. Altı yaşında bir çocukken annesiyle Medine’ye gittiklerinde orada bir müddet kalmışlardı. Medine’de Araplar ve Yahudiler yaşıyordu. Araplar, Evs,Hazrec kabileleri olmak üzere iki büyük kavme ayrılmıştı.Bunlar putperest idi.Aralarında asla kavağa eksik olmazdı.Yahu dilerlerle ‘de geçinemezlerdi.Yahudiler ekonomi bakımından hakim durumda idiler.Arapları,putperest olduklarından dolayı aşağı görüyorlar,kendilerinin Allah dininden olduklarını söylüyorlardı.Madem ki şimdi Araplardan bir peygamber gelmişti.Öyleyse Medine Arapları bu hak peygambere uymayı şeref bilmeliydiler.İşte böylece Medine İslamiyet kabule hazırlanıyordu. Bu olay Müslümanlar için yeni bir çıkış yolu olup artık İslam ı daha da rahat yaşayacaklardı.

MEDİNELİLERDEN İLK MÜSLÜMANLAR

Medinelilerden ilk Müslüman olan Samit oğlu Süveyd ‘DİR. Şair bir zattı. Hac mevsiminde Mekke ye geldiğinde Kur’an dinledi. ve Müslüman oldu. Kureyş’den yardım istemek üzere Mekke ‘ye gelen Hazreç’lilerden Muaz oğlu Iyas’dan Kur’an dinledikten sonra İslamiyet’i kabul etti. Bu sırada Medine’de Hazreç ve Evs arasında bir kavga başladı ki tarih te buna BUAS SAVAŞI denir. Bundan her iki tarafta zarar gördü. Onun için iki tarafta yorgun düştükten kendilerini anlaştıracak ve birleştirecek bir el gözetiyordu. Bu el Mekke’den uzanan İslam eli idi. Hac mevsiminde Mekke ye gitmiş olan hazreçliler ‘den bir grup Hz Peygamberle buluştular. Onların İslamiyet’e davet etti. Medineliler Yahudilerden son zaman peygamberinin geleceğini duyarlardı. İşte beklenen peygamber bu olacak, dediler ve Müslüman oldular. Ve böylece İslam artık Medine yede yayılmış olup oradan da Cenabı Allah’ın yardımıyla bütün dünyaya yayılmış olacaktır.

İKİNCİ AKABE BİATI

Bi’set’in 13’üncü yılında Medine’den Mekke’ye ziyarete gidenler çoktu. Aralarında 75 Müslüman vardı. Bunların ikisi kadındı. Hz Peygamber bunlarla görüşüp konuştu. Müslümanların el ele verip anlaşmaları kararlaştırıldı. Akabe denilen mevkide toplandılar. Hz Peygamber, amcası Abbas ile geldi. Abbas söze başladı. Ey Hazreçliler! Muhammed (s.a.s.)in aramızdaki mevki yüksektir. Biz onu düşmanlardan koruduk. Sizinle bir anlaşma yapmak istiyor, Ona vereceğiniz sözü tutmak, ona muhalif olanlara karşı durmak hususunda gücünüz kuvvetli ise buna bir diyecek yok. Fakat Onu ele verecek yanınıza geldikten sonra yalnız başına bırakacaksınız, bunuda şimdiden söyleyiniz. bu sözlere karşılık şu cevabı verdiler, Sözünüzü dinledik, Ya Rasulullah siz buyurun Kendiniz namına Allah namına istediğiniz andı alın dediler. Biz hazırız dediler and içildi. Medine Müslümanlara kucak açmış oldu. Müslümanlar artık oraya gidip yerleşecekler dinlerini çekinmeden yaşayacaklardı.

 Yazar
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.