Dolandırıcılar yapay zekayı da buldu

Dolandırıcılar yapay zekayı da buldu

İnsanlık tarihi boyunca dolandırıcılık, çeşitli şekillerde var olmuştur. Eskiden insanların zaaflarından yararlanan dolandırıcılar, günümüzde teknolojiyi kullanarak daha karmaşık ve inandırıcı yöntemler geliştirdi.

Telefonla yapılan sahte aramalar, sahte e-postalar ve internet üzerinden yapılan dolandırıcılıklar artık sıradan hale geldi. Ancak son yıllarda, yapay zekânın gelişimiyle birlikte dolandırıcılar daha tehlikeli ve gerçekçi yöntemler kullanmaya başladı. Yapay zekâ, insan hayatını kolaylaştıran ve birçok alanda büyük gelişmeler sağlayan bir teknoloji olsa da kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığında büyük tehditler oluşturabiliyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri arasında sahte ses kayıtları, deepfake videolar, sahte iş ilanları ve yatırım fırsatları yer alıyor. Bu tür dolandırıcılıklar, insanların güven duygusunu sarsarak maddi ve manevi büyük zararlar yaratıyor. Artık dolandırıcılara kanmamak için sadece dikkatli olmak yetmiyor; aynı zamanda teknolojiyi ve yapay zekâyı da iyi tanımak gerekiyor.

Eskiden dolandırıcılar, en yaygın yöntem olarak telefonla insanları arayarak kendilerini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtıyor, onları korkutarak veya kandırarak para alıyorlardı. Günümüzde ise bu yöntemler yapay zekâ ile desteklenerek çok daha inandırıcı hale getirildi. Örneğin, bir baba, çocuğunun sesiyle yapılan bir telefon araması aldığında, onun başının belada olduğunu veya kaçırıldığını düşünebilir. Ancak bu ses kaydı gerçekte yapay zekâ tarafından üretilmiş olabilir. Dolandırıcılar, sosyal medya veya diğer platformlardan topladıkları ses örneklerini yapay zekâya öğreterek herhangi birinin sesini birebir taklit edebilir. Böylece, sevdiklerinin zor durumda olduğunu düşünen insanlar paniğe kapılıp istenilen parayı gönderebilirler. Benzer şekilde, şirket yöneticileri adına sahte ses kayıtları veya deepfake videolar üretilerek çalışanlara finansal talimatlar verilebiliyor. Örneğin, bir şirketin muhasebe departmanında çalışan biri, yöneticisinden gelen bir video çağrısını gerçek sanarak büyük miktarda para transferi yapabilir. Oysa bu video, yapay zekâ tarafından oluşturulmuş bir deepfake olabilir. Sadece ses ve video dolandırıcılığı değil, yapay zekâ destekli metinler de insanları kandırmak için kullanılıyor. Günümüzde dolandırıcılar, sahte iş ilanları ve yatırım fırsatları sunarak insanları tuzağa düşürüyor. Örneğin, bir kişi iş ararken karşısına çok cazip bir iş fırsatı çıkabilir. Yapay zekâ tarafından oluşturulmuş profesyonel metinler ve sahte şirket profilleri, bu ilanları oldukça inandırıcı hale getirir. İş arayan kişi, başvuru yaptıktan sonra kişisel bilgilerini paylaşır ve dolandırıcının ağına düşer. Aynı şekilde, sosyal medyada yapay zekâ tarafından yazılmış sahte yorumlarla desteklenen yatırım projeleri de insanları kandırmak için kullanılıyor.

Yapay zekâ destekli dolandırıcılıklar, yalnızca bireyleri değil, tüm toplumu ve ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. İnsanlar dolandırıldıkça, finansal sistemlere olan güven azalıyor ve dolandırıcılıkla mücadele için büyük kaynaklar harcanıyor. Özellikle büyük şirketler, bu tür sahtekârlıklardan korunmak için ekstra güvenlik önlemleri almak zorunda kalıyor. Bu da hem zaman hem de maliyet açısından ciddi bir yük oluşturuyor. Bireyler açısından ise en büyük zarar maddi kayıpların yanı sıra psikolojik etkiler oluyor. Dolandırılan kişiler, uzun süre kendilerini suçlu hissedebilir, güvensizlik yaşayabilir ve başkalarına karşı şüpheci bir tavır geliştirebilir. Özellikle yaşlı insanlar, bu tür dolandırıcılıklara daha açık oldukları için büyük mağduriyetler yaşayabiliyor.

 Yazar
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.