Birey ve toplum için temel bir süreç, sosyalleşme

Birey ve toplum için temel bir süreç, sosyalleşme

Sosyalleşme, bireylerin kimliklerini oluşturduğu ve toplumun sürekliliğini sağladığı önemli bir süreçtir. Birincil ve ikincil sosyalleşme, bu sürecin temel taşlarıdır.

Sosyalleşme gerek birey ve gerek toplum açısından önemli bir sürecin ismi olarak anlam ve değer kazanmaktadır. Birey, sosyalleşme sürecinde toplumunun tipik bir üyesi olurken aynı zamanda kimlik ve kişiliği de inşa olmaktadır. Toplum ise zamandaki sürekliliğini, sosyalleşme üzerinden kazandığı bireylerle gerçekleştirmekte, her yeni kuşak bu süreklilikte önemli bir halkayı teşkil etmektedir. Sosyalleşme kendi içerisinde farklı kategorilere ve işlevleri açısından da farklı düzlemlere ayrılabilmektedir. Fakat tüm bunlar içerisinde en önemlisini ‘birincil sosyalleşme’ ve ‘ikincil sosyalleşme’ oluşturmaktadır. Birincil sosyalleşmenin gerçekleştiği toplumsal ve bireysel şartlar ile ikincil sosyalleşmenin gerçekleştiği ortam ve durumun şartları birbirinden oldukça farklıdır. Birincil sosyalleşme sürecin temel dinamiği olarak işlev görüp bireyin kimlik ve kişiliğinin omurgasını teşkil ederken, ikincil sosyalleşme ise sürecin toplumsal detaylarını teşkil etmektedir.

Sosyalleşme süreninin en önemli aracı ve ortamı iletişim araçları ve bu araçlar üzerinden inşa olunan ortamdır. İnsanlık yakın zamana kadar sosyalleşmesinde özellikle sözlü iletişimi takiben de yazılı iletişimi kullandı. Ancak geleneksel medya olarak isimlendirilen ve uzakları yakın eden, hedef kitleyi büyülten iletişim teknolojilerinin icadıyla birlikte sosyalleşmenin niceliğinde ve niteliğinde önemli değişmeler gerçekleşti. Bireylerin sosyalleşmesinde aile, arkadaş çevresi, okul gibi unsur ve araçların yerini bu iletişim teknolojileri aldı. Bu süreçte bilhassa televizyon çok etkili oldu. Ancak radikal değişim internet teknolojisiyle gerçekleşti. İnternet teknolojisi sosyalleşme sürecinin işleyişinin yanı sıra niteliğinde de devrimsel nitelikte değişikliklere ve yeni oluşumlar imkân sağladı. Sosyal medya ise bu sürecin en önemli mecrası olarak işlev gördü ve görme ye de devam ediyor. Gerçekleşen değişim ve oluşumun temelinde, en eski çağlardan beri var olan sosyalleşmedeki temel unsurlardan zaman, mekân ve kimlik unsurlarının nesnel bir sabiteye sahip olmasının yeni bir nitelik kazanması vardır. Artık zaman, mekân ve kimlikler sanallaşmıştır. Bu ise sanal sosyalleşme denilen bir olgunun oluşumuna imkân sağlamaktadır. Bireyler sanal mekândaki sanal kimlikler evreninde kendilerine yer bulmaya çalışırlarken, aynı zamanda ‘sosyalleşmiş’ de olmaktadırlar. Fakat bu ‘sosyalleşme’ sırtını yalnızlığı, tekilliğe dayamış ve sosyal açılımı ya hiç olmayan ya da tamamen kurgulanmış olup nesnel gerçekliği olmayan türden bir sosyalleşmedir.

 Muhabir
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.