Kudüs'ten sonra 3 semavi din için dünyada kutsal kabul edilen yer: Cudi Dağı Sefine bölgesi
Nuh Tufanı'nın ardından Hz. Nuh ve beraberindekileri taşıyan geminin yeryüzüne oturduğu yer olarak kutsal kitaplarda da dile getirilen Cudi Dağı'nın tepesindeki Sefine bölgesi, Kudüs'ten sonra yeryüzünde üç semavi din için kutsal kabul edilen ikinci yer.
Rivayete göre, Hz. Nuh'un gemisinin ilk karaya oturduğu ve 'Sefine' adı verilen yer, Şırnak'taki Cudi Dağı olarak biliniyor. Bu nedenle 2 bin 114 rakımlı Cudi Dağı'ndaki Sefine bölgesi Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar için Kudüs'ten sonra en kutsal yer olarak biliniyor. Nuh'un gemisinin ilk karaya oturduğu ve Hz. Nuh'un mabedi olan Sefine'nin yakın zamanda ziyarete açılması bekleniyor. Yüzyıllarca halk tarafından her yıl temmuz ayının ilk haftasında ziyaret edilen Cudi Dağı tepesindeki Hz. Nuh mabedine girişler, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra yasaklanmıştı. PKK’lı teröristlerle çıkan çatışmalar nedeniyle Cudi Dağı’na güvenlik gerekçesiyle vatandaşlar 1984 yılından bu yana çıkamıyor. 2013 yılında çözüm sürecinde yaklaşık 1 yıl boyunca vatandaşların ziyaretine açılan Sefine bölgesi, çözüm sürecinin bozulması ve terör örgütü PKK’nın bölgede yaptığı saldırılar nedeniyle 2014 yılında tekrar ziyarete kapatılmıştı. Adı sık sık çatışmalarla anılan Cudi Dağı’nda güvenlik güçleri başarılı operasyonlar düzenledi. Cudi Dağı’nın zirvesinde 25 Haziran gecesi Sefine'de kurulan üs bölgesinde görev yapan Mehmetçik, ışıklar yakarak Şırnak’ı selamladı.
İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU, SEFİNE BÖLGESİNDE NAMAZ KILDI
Sefine bölgesine askeri üs bölgesi kurulmasından sonra 'Yıldırım-1 Cudi' operasyonunun başladığı 14 Temmuz 2020’de İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy gitti. Ardından 31 Temmuz 2020 tarihinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bölgede bulunan askeri birlikleri Kurban Bayramı’nda ziyaret etti ve Hz. Nuh’un camisi kabul edilen mabette bayram namazı kıldı.
Yıllardır bölgede Hz. Nuh, Cudi Dağı ve Sefine bölgesi ile ilgili araştırmalar yapan Şırnak Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. İbrahim Baz, Sümer, Babil, Çin kaynaklarında, hatta Güney Amerika kaynaklarında, dini kaynaklar ve efsanelerde Nuh Tufanı ile ilgili bilgilerin olduğunu söyledi. Doç. Dr. İbrahim Baz, "Nuh dönemine geldiğimiz zaman Nuh peygambere inanmayan, onun davetini kabul etmeyen insanların ilahi adalet ve sünnetullah gereği cezalandırılmaları söz konusu. Bu çerçevede o kavmin kendilerine ibret olması ve cezalandırılma şekillerine baktığımız zaman bir sel ile cezalandırıldıklarını ve başkalarına ibret olması için bunun gerçekleştiğini görüyoruz. Bütün kaynaklara baktığımız zaman gerek dini kaynaklar, gerekse efsaneler, tufan ile ilgili mutlaka hepsinde bir bilgi var. Sümer, Babil, Çin kaynaklarında hatta Güney Amerika kaynaklarında bile. Bu çerçevede özellikle İslam kaynaklarının tamamında tufanın gerçekleştiği mekanın son durağının Hz. Nuh’un gemisinin gelip de ‘Vestevet alel Cudiyyi’ diye Kuran-ı Kerim’de geçen Cudi Dağı üzerine Nuh gemisinin oturduğu ifade edilmektedir" dedi.
'KUR'AN'DA CUDİ, TEVRAT'TA ARARAT DAĞI GEÇİYOR'
Kur'an-ı Kerim'de Nuh'un gemisinin oturduğu yerin Cudi Dağı, Tevrat'ta ise Ararat (Ağrı) Dağı olarak geçtiğini anlatan Baz, "Tevrat’ta geçen Ararat Dağları ile Kuran’da geçen Cudi Dağları birbirinden ayrı şeyler değil. Aynı hakikatin, aynı dağların bir başka şekilde ifade edilmesidir. Bu tufan olayından sonra Cudi Dağı etrafına insanın bir nevi yeryüzüne ikinci kez ayak bastığı, insanların eksen mekanlarından, eksen şehirlerinden bir tanesinin Cudi Dağı etrafında kurulmaya başladığını görüyoruz" dedi.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.